Ayışığındaki Gözyaşları

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Ayışığındaki Gözyaşları

Mesaj tarafından Mangetsu Bir Salı Mart 25, 2008 12:57 am

Gökyüzü aydınlıktı. Yıldızlar semaya çekilmiş pırıl pırıl bir manzara vardı. Uçak yolculuğu beni çok yormuştu.

Hostes hanım yanımdan geçerken bir yastık istedim. Uçağın alçak seviyede uçuşu arada bir hava boşluğuna gelmesine sebep oluyordu. Çok yorgundum uyumak istiyordum ama bir türlü uyku tutmuyordu. Aynı zamanda heycanlıydım. Sevinç hüzün hepsi bir yerdeydi. Bir taraftan çocuklarımdan ayrılmanın hüznü diğer taraftan canımdan çok sevdiğim uğruna ölebileceğim can dostuma kavuşmanın sevinci.

Yanımda oturanlara biraz kulak verdim. Şişman adam yanındaki arkadaşıyla konuşuyordu.

- "Antep hava limanına az kaldı, bizi kim karşılayacak"

Yanındaki arkadaşı az düşündükten sonra;

- "Nihat ustaya haber verdim o gelecekti"

Burdan anladım ki uçuşumuzun yavaş yavaş sonuna geldik. Ayhan ne yapıyordu acaba? Pek inanmamıştı geleceğime.. Acaba geldimi, şu an beni bekliyormuydu. Tabi canım gelmiştir. Ben geleceğimi söylediğimde ona o benden daha da fazla sevinmişti. Uçak alçalmaya başladığında anons geldi kemerlerinizi bağlayın diye. Yavaş yavaş alçaldığında Antep görünmeye başladı. Aman yarabbim bu ne güzel bir manzaraydı.

Piste sağ salim inişimizi yaptık. Ve uçak çıkış kapısına yanaştığında ayaklandık ceketimi giyip dışarı doğru yürümeye başladık.. Acaba iyi mi yapıyorum kötümü yapıyorum bilmiyordum. Ama sonuçta ilk defa ömrümde kendim için bir şey yapıyordum can dostumun yanına gidiyordum. Uçaktan iner inmez hemen pencereleri gözetledim. Nerdeydi belki o beni görüyor ben onu görmüyordum..

Valizimi almak için içeri yöneldim bandın kenarında beklerken arada bir açılıp kapanan kapıdaydı gözüm. Kapının arkasında mıydı hayır göremiyordum. Gelmemiş miydi? Bir anda kapı açıldı ve içeri uzun boylu beyaz gömlekli biri girdi yüzünü göremiyordum ama hep ona benziyordu. İçeride bir o yana bir bu yana bakıp koşturuyordu ama beni görmüyordu.

Kendimi tutamadım ve bağırdım;

- "Ayhan ben burdayım !!"

Ve bir anda Ayhan bandın üzerinden zıplayıp yanıma gelip bana sarıldı. Titrek bir sesle kulağıma ;

-"Hoş geldin can, iyiki geldin. Hadi çıkalım burdan"

Valizimi alır almaz çıktık dışarı . Meğer trafik yüzünden geç kalmoş azıcık o yüzden arabayı da tam giriş kapısının önünde yolun ortasında bırakmış.

Eli omuzumda arabaya yürüdük. Arabaya bindiğimizde birbirimize bakışıp güldük.

- "Ölüm sen vallahi delisin , hemde zır deli. Hatta benden de deli çıktın", dedi ve güldü.

Antepten çıktık ve istikamet Nizipti yol boyu fazla konuşmadık. Ben hem yorgun hem şaşkın hemde heyecanlıydım.

Nizip'e girer girmez bir marketin önüne çekti ve içerden bir şişe kola bir paket kuruyemiş iki pakette sigara aldık çıktık. Arabaya bindik ve yola çıktık.

- "Nereye gidiyoruz bu saatte saat 22.00 " dedim.

- "Nereye olabilir sen en cok nereye gitmeyi istiyordun, Fırat'a gidiyoruz dedi". Şaşkın şaşkın baktım ve gülümsedim. Demek ki unutmamış.

Fıratın kenarına geldiğimizde derin bir sessizlik vardı. Gökyüzü aydınlık yıldızlar sanki uzansam tutabileceğim kadar yakındı. Allah'ım ben delimiyim herşeyi bir kenara bırakıp dostumun yanına geldim neden niçin? Tek bir sebep vardı tek bir neden vardı onu çok özledim ve onu gerçekten çok seviyordum. Yıllardır aradığım dost, arkadaş, abi, yar buydu. O yüzden hiç pişman değildim.

Oturduk ve konuşmamı istedi konuş dedi.. Ne konuşaydim ne söyleyebilirdim bazı şeylerde kırgın olduğumdan bahs ettim. Beni ilk izinimde geri gönderişindeki tattığım ayrılık acısından bahs ettim ve ona nasıl ve niçin kırgın olduğumdan bahs ettim.

- "Bir kez olsun. Gitme demedin neden be can neden" diyemedim. Gecemizi ve benim gelişimi bu şekil tartışmayla gölge düşürmek istemedim. Sadece bu anı yaşamak istiyordum bu anın tadını çıkarmak istiyordum ve Yüce Rabbime çok ama çok şükür ediyordum.. Sessiz ve donuk bedenim yıldızlara bakan yorgunluktan yarı şaşı bakan gözlerim Fırat nehrinin akışını çok derinden duyan madur kulaklarım. Evet ben gelmiştim, Nizipteydim. Hayalimi gerçekleştirmiştim. İlk gelişimden bu yana daha da farklıydi. Bu sefer özlem hasret doruk noktadaydı çok daha güzeldi.

- "Ne kadar sessizsin, ne düşünüyorsun? "dedi Ayhan. şöyle bir gözlerime bakarak.

- "Benim burdan gidişimi hatırlıyormusun ilk izinimde?

Başını öne eğerek,

- "Hiç unutmadım ki, senin gözlerinden akan onca yaşı unutabilirmiyim, Senin otobüsün içinde cama ellerini yapıştırıp bir nevi bırakma beni hareketlerini unutabilirmiyim Ali" dedi ve sustu. Paketimin icinden bir sigara çıkarıp Fırata doğru yaktım. Bu akşam sigaranın tadı daha bir başkaydı daha derin çekiliyor ve daha çabuk bitiyordu. Garip? !..

O ani bende hatırlıyordum. Sigara dumanımın arasında gözyaşlarımı tutamamıştım. Ayakta Fırat'ı izliyordum. Sırtım ona dönüktü. Bir nevi gözyaşlarımı ondan gizliyordum.

Bir an ayaklandı yerinden ve yanıma geldi. Bir elini omzuma koydu diğeriyle de gözyaşlarımı siliyordu. Ona doğru baktığımda ayni gözyaşları onunda yanaklarından aşağı patikalar çizmişti. "Artık ağlama ne olur bak yine kavuştuk yine beraberiz. Hayatta ikimizde hep acı çektik hep ağladık. Bırak şurda 1 gün mü olur 10 gün mü olur ne olursa olsun en azından bugünlerimizi mutlu geçirelim. Buna seninde benimde çok ama çok ihtiyacımız var can" deyip bir sigara da kendi yaktı. Tiryakisi değildi güya bana eşlik ediyordu.. Tekrar yerimize oturduk araba da bir kaset koydu hafif bir müzik açmıştı.

- "Hayat ne kadar süprizlerle dolu. Daha bugün sabah Hollanda da çoluk çocuğumun yanındaydım. Şimdi senin yanındayım, ne kadar tuhaf demi" Elini omzuma atıp sarıldı "Pişman mısın can?" dedi. Hayır değildim bilakis çok mutluydum.

Hiç farkına varmadan saat o kadar çabuk geçmişti ki gece saat 00.25 olmuştu. Arabaya bindik ve eve doğru yol aldık. Ev halkına sürpriz olacaktı benim gelişim. Eve gitmeden Ayhan'ın annesini ablasıgilden aldık. Ve en nihayet eve geldik.. Çok yorgun ve bitkindim biran önce yatmak istiyordum. Sağolsun yengem yatacak yerimi dama hazırlamıştı ve benim yatağımın yanına Ayhan'ın yatağını da sermişti. Yorgundum ama uyumak istemiyordum.

Gece karanlığı iyice çökmüştü ılık bir rüzgar sanki kulaklarımıza ninni gibi geliyordu. Bu damda yatmanın en güzel tarafıydı. Gökyüzünde yıldızlar adeta sema dönüyordu. Uzakta ağlayan bir bebek sesi ve bir tarafta havlayan bir köpek geceye adeta renk katıyordu.

"Hayatta sevgiden öte bir şey göremedim ben, herşeyin yolu sevgiden geçiyor, Yüce Rabbime yaklaşmanın yolu ailene, çoluk çocuğuna, arkadaşına, dostuna, sokakta olan hayvana, bahçede büyüyen en güzel güllere ama her şeye bağlılığın yolu sevgiden geçer. Bunu hiç düşündün mü? "dedim. Dalgın gözlerimle gökyüzüne bakarken bir anda içimden gelen bir sesle mırıldanmaya başladım :


Korkum sevmek değil,
Korkum sevipte ayrılmak.
Korkum kurşun yemek değil,
Korkum kalleşçe vurulmak,
Korkum ölüm değil
Korkum senin tarafından unutulmak.


Bir an gözleri doldu ve boğazı düğüm düğüm oldu.

"Can senin bu yürekten gelen ve yüreğinde hissetiğini dile getirmeni o kadar çok seviyorum ki " dedi ve gözlerinden akan damla damla yaşlar gecenin karanlığında parlıyordu.

Hafif bir gülümsemeyle kalktım ayağa. Daha akşam üstü aldığım paket sigaranın son denine gelmişim farkına varmadan ve hemen son deninide yaktım.

Derin bir çekişle sigaramı içiyordum. Uzakta ağlayan bebeğin sesi durmuştu, ama köpek aynı hızla devamlı havlıyordu.

Nizip derin bir sessizlik içindeydi. Bir sağa bir sola yürümeye başladım. Sanki hapishane koridorunda volta atar gibi. Arada bir kafamı kaldırıp bakıyordum Ayhan ne yapıyor diye. Yatağa uzanmış gözleri gece karanlığında pırıl pırıl parlıyordu. Sigaram bitince ceketimin cebinden yeni bir paket çıkarttım.

Derinden bir ses "Çok içiyorsun bu sigarayı hani azaltacaktın halen daha azaltmamışsın aksine çoğaltmışsın"

Yanına yürüdüm ve baş ucunda oturdum.

- "Boşver atın ölümü arpadan olsun" dedim ve gülümsedim.. Şöyle bir etrafıma baktım ve tekrar Ayhan'ın gözlerinin içine bakıp gülümsedim.

"Ne düşünüyorsun, benimle paylaşır mısın? " dedi, Ayhan.

İlk önce bir sustum. Sigaramın külü yatağa dökülmesin diye yine kalktım ayağa. Ne olurdu şu dünyada herşey hoşgörüyle herşey sevgiyle beslense ne kavga ne gürültü olurdu.

Ama dünya menfaatçilerin çıkarcıların dünyasıydi. Ben candan bir dost bulduğum için ve benim gibi düşünen bir dost bulmuştum candan bir dost. Çok mutluyum tarifi imkansız bir mutluluk bu.

- "Boş ver ne düşündüğüm önemli değil önemli olan şu an beraberiz. Şimdi herşeyi bir kenara bırakıp uyuyalım ne dersin" dedim ve bu şekil onun yanındaki yatağa uzandım.

Bir anda "Ali hayatta kendini en çok kötü hissettiğin zaman ne zaman oldu, ve o anda ne yaptın anlatırmısın? dedi. Şöyle bir derin nefes alarak hiç düşünmeden cevap verdim.

- "Hangi birini dinlemek istersin? " dedim.

- "Aslında bu ana kadar en kötü hissettiğim zaman yoktu hepsinin tek sebebi vardı yalnızlık çaresizlik. Kimseye içimden geçeni anlatamamak, her gün ama her gün kıvranmak acılar içinde çırpınmak anlıyacağın hiçbir zaman özel veya ayrı bir olayım olmadı. İtildim bir köşeye atıldım. Her zaman çelme takıldı hep ağlamaya terk edildim.."

Ve bir anda gözlerimdeki yaşlar tek tek boşalmaya başladı. Bir an dalmışım gözümün önüme geldi bütün kötülükleriyle bütün pislikleriyle iyi ve guzel şeyleriyle herşey gözümün önüne geldi. Allahım çok aciz ve çok yalnızdım. Bu yalnızlık ve bu acizliklere son vermek için kalktım buralara geldim. Bir dost buldum yüreğimi açabilecek çekinmeden her derdimi üzüntümü sevincimi paylaşacak.

Artık sus be Ali , bitti bu kahrolası günler artık birbirimize destek olarak bu hayatın acımasız zorluklarına katlanacağız. Biz dostuz birbirini anlayan birbirinin beynini kalbini okuyan aynı konuları konuşan ve aynı şeyleri paylaşan iki can dostuz. Bende cok ağladım çok acılar çektim hep yalnızdım hep etrafımda onlarca insan varken geniş bir çevre kitlesine sahipken hep yalnızdım.

Bir zamanlar dünya tatlısı bir kızım vardı. Onu o kadar çok o kadar çok seviyordum ki anlatamam. Bir gün rahatsızlandı ateşler içinde yanıyordu. Aldım burda bir sağlık ocağına ****rdüm. Hemen bunun Gaziantep teki hastaneye ****rmemi söylediler Anında kalktım ve hastaneye ****rdüm. Masanın üzerinde yatıyordu yavrum. Her tarafını kablolarla donatmışlar yaşama savaşı veriyordu. Bir camdan yavrumu izliyordum. Hep içime atıyordum ağlıyamıyordum. Yapayalnızdım hiç kimse yoktu yanımda. Parasız pulsuz çaresiz bir şekilde doktorun ağzından çıkacak müjdeli haberi bekliyordum. İçeri odaya girdim ve kızımın yanağından öptüm anladım ki bu yavru yenik düşecek yaşamayı başaramıyacak.

Ve evet o gece sabaha kadar yapa yalnız o camın kenarından yavrumu izledim. Gözyaşlarımı içime akıttım hıçkırıklarımı feryadımı içime akıttım.

Sabah namazını geçiyorduki yavrum ruhunu teslim etti. Kucağıma aldım ve hastaneden çıktım. Biliyormusun Ali en acı vereni de çocuğumu defnederken bile yapa yalnızdım. Bu beni o kadar etkiledi ve o kadar yıprattı ki tarifi imkansız.

Gözyaşları sel olmuştu Ayhan'ın yanaklarından akıyordu. Bir çocuk gibi yürek çekerek ağlıyordu. Başını okşadım ve sarıldım. Yanaklarındaki gözyaşlarını sildim.

Anlatış tavrından ve halinden belliydi ki bu olay buna çok acı vermiş. Yanımdaki sürahiden bardağa su doldurup verdim. O anlatırken sanki bende o anı bire bir yaşıyordum. Onunla beraber benimde gözyaşlarım akıp gitti. Acı veren olayları anlattığımız halde yüreklerimiz o kadar mutluydu ki... Kendini devamli yarım bir insan olarak görürdü ve benim onun diğer yarısını tamamladığımı söylerdi hep :

"Öbür yarım derdi bana..."

_________________
Image Hosted by ImageShack.us
avatar
Mangetsu
Dolunay
Dolunay

Kadın
Mesaj Sayısı : 274
Nerden : Windows Xp\'den
İlgi Alanları : PC\'m-Photoshopum ve Animelerim=))
Meslek : Kararsız
Kayıt tarihi : 05/02/08

Karakter
Ruhsal Haliniz: Meraklı
PS-Bilginiz: Çok Çok İyiyim
TASARIM PUANI: 225

Kullanıcı profilini gör http://sevimlihirsiz.azbuz.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Ayışığındaki Gözyaşları

Mesaj tarafından usagi-tsukino Bir C.tesi Nis. 05, 2008 3:14 pm

çok güzell Smile
avatar
usagi-tsukino
PS Acemisi
PS Acemisi

Kadın
Mesaj Sayısı : 102
Yaş : 22
Nerden : ay'dan orda değilsem japonyada
İlgi Alanları : anime kitaplar aklıma gelmio
Kayıt tarihi : 09/02/08

Karakter
Ruhsal Haliniz: Meraklı
PS-Bilginiz: Az
TASARIM PUANI: 25

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Ayışığındaki Gözyaşları

Mesaj tarafından Alara_usagi Bir Perş. Nis. 10, 2008 9:34 pm

müthişşşşşşşş
avatar
Alara_usagi
PS Çılgını
PS Çılgını

Kadın
Mesaj Sayısı : 617
Yaş : 22
Nerden : İzmir
İlgi Alanları : Animelerim,ps oyunları,photoshopumla çalışma yapmak*-*
Meslek : Öğrenci
Kayıt tarihi : 23/03/08

Karakter
Ruhsal Haliniz: Yardım Sever
PS-Bilginiz: Yaptıklarımı Çabuk Unutuyorum
TASARIM PUANI: ---

Kullanıcı profilini gör http://avril-fanclub.turkproforum.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Ayışığındaki Gözyaşları

Mesaj tarafından Sponsored content


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz